Güllerin Savaşı ve Ulan İstanbul

Drama dizileriyle pek aram yoktur. Entrikalar ve göz yaşları dolu yüzlerce dizi, beni pek enterese etmez açıkçası... 

En çok gülmeye ve güldürülmeye ihtiyacım varken, 3 saat sürsün diye "yok artık!" dedirten senaryolarıyla, yere atılmış ve sıcaktan erimiş sakıza basmış misali, "uzatılan da uzatılan" dizilerdeki kahramanların başına gelen saçma sapan olaylar için, neden davul gibi gerileyim ki diye düşünürüm. (Of! Bu nasıl bir tasvirdir böyle. Dur tekrar bi' okuyayım :))

gullerin-savasi-gulru-gulfem-omer-caner

Buna rağmen, tavsiye üzerine, geçenlerde sıcaktan bunalıp bir türlü gözüme uyku girmeyen bir gecede, laf olsun diye açıp, arka arkaya 2 bölümü oldukça severek izlediğim bir dizi var ki, ben bile kendime inanamadım. Oldukça klişelerle dolu olmasına rağmen, oyunculuklarla beni pek etkileyen bu dizinin adı: "Güllerin Savaşı"...

Kanal D'nin Salı akşamları yayınladığını öğrendiğim bu yeni dizisinin 3. bölümünü de dün iPad'den izledim, heyecana daha fazla dayanamadım. Senaryosu dediğim gibi çok bilindik ama Gülfem karakterinin o soğuk ve kibirli hali, yıllar önce bir bebekken kıskandığı için, kalıcı zarar verdiği kardeşi Cihan'ın yaşadıkları derken, diziden bayağı etkilenmişim. Hem de bayağı bir drama olmasına rağmen..


Durum böyle olunca geriye sadece komedi programları kalıyor ki en çok" Arkadaşım Hoşgeldin"i seviyorum. Tolga Çevik "Komedi Dükkanı"yla tam da artık kendini fazla tekrarlama başlamışken, akıllıca bir ara verip, bu programla tekrar dönüş yaptığından beridir çok seviyorum kendisini...

Bir de "Güldür Güldür"e kikirderken buluyorum bazen kendimi... Aylin Kontende'nin "Ahey! Ahey!" deyip durduğu doğu şiveli karakteri, "Basmışım Aminoasidi taş gibiyim" deyip duran Adonis İsmail karakteri ve saç modeli önden ve arkadan aynı görünen çatlak Aşk Doktoru Bilal karakteri şu sıralar en favorilerim:) Ali Sunal'ın skeçler arası sorduğu sorulara deli dolu cevaplar veren izleyiciler ise gerçekten çok eğlenceli olabiliyor. Bu programa bir kere izleyici olarak katıldık, ama sanırım montajla farklı farklı bölümlere kahkalarımızla serpiştirilmişiz ki, her gün tekrarlarını izleyen bir kaç arkadaşım "sizi Güldür Güldür'de gördük" diye arıyor maşallah:)


usengec-sef-guldur-guldur

Eskiden ennn sevdiğim komedi dizisi "Avrupa Yakası"ydı.  Espri anlayışımız birbirine çok yakın olduğu için Gülse Birsel'e çok büyük sempatim var. Bir Burhan Altıntop, bir Şahika kolay yetişmiyor bilmez miyim "bebişim"?. Bazı fenomen olmuş bölümleri hala açar açar, tekrar-tekrar izler ve hala çok büyük keyif alırım. Burhan Altıntop'un Şahika'ya özenip, ön dişlerini dişlek yaptırıp, susuz kaldığı ve dediklerinin anlaşılamadığı o bölüm bi' tanedir mesela:)



Yalan Dünya'yı da o umutla, baştan çok sahiplendim ama aynı tadı alamadım ve ne yalan söyleyeyim, bir yerden sonra izlemeyi bıraktım... Kadıncağız da haklı! Saatlerce süren komedi dizisine her hafta senaryo yetiştirmek gerçekten imkansızı istemekle aynı... Komediler format gereği genelde 20 dakika olur, hadi olsun 40 dakika...

Bu aralar "Ulan İstanbul" dizisine ufaktan göz atmaya başladım da, tabi senaryodaki abartılara filan takılmadan, çıtır çerez tadında baktığınızda, pek de fena diilmiş valla... Erkan Koçak Köstendil'in canlandırdığı "Karlos" ve Almanya doğumlu oyuncu Demet Gül'ün hayat verdiği "Maşuka" karakteri şu aralar en favorilerim:)

Ama "ennn ama en çok" kimi seviyorsun derseniz, valla benim adamım camdan devamlı gençlere laf yetiştiren dünya tatlısı Servet Amca! :) Bu büyük oyuncuyu en çok "Lüküs Hayat" müzikaliyle özdeşleştirmişim hafızamda. Yılların büyük tiyatro, sinema ve dizi sanatçısı Zihni Göktay, Servet Amca karakteriyle, o kadar candan ve doğal ki, sanki rol yapmıyor da, adeta "oluyor" bu filmde. Bir de o kadar uzun replikleri nasıl ezberinde tutuyor, bir balık hafızalı olarak benim aklım sırrım ermiyor bu işe valla :)

Kandemir'e ilk görüşte aşık olduktan sonra, bir daha karşılaşınca "Oh Mein Gott!" deyip dururken şu tatlılığına bir baksanıza Almancı kızımızın...
   
ulan-istanbul-carlos-masuka


Gördüğüm kadarıyla Karlos ve Yaren hayranları da bi' hayli çok... Özellikle "Yanarım" adlı şarkıya yaptıkları düet fazlasıyla beğenilmiş. Hadi o zaman, kavuşamayan aşıklara gelsin bu şarkı madem:)


Sizin sevdiğiniz dizi karakterleri kimler merak ediyorum. Başka güzel önerileriniz varsa onlara da şans vereyim ama mümkünse yine komedi olsun biraz içinde... Yoksa, ben bir milyonuncu kere de olsa Comedy Max'de caaanım Friends'imi izlemeyi tercih ederim. Ne de olsa kahkaha garantili :) Hele de şu Joey'nin oyuncu seçimleri için Fransızca öğrendiği bölüme defalarca kere de izlesem, ayılıp bayılmamak elimde değil...:)))

 

www.usengecsef.com
www.facebook.com/usengecsef
www.twitter.com/usengecsef
www.instagram.com/usengecsef

Etiketler: , , , , , , , , , ,